HMK'ya göre istinaf başvurusunda, dilekçede 'başvuru sebepleri ve gerekçesi'nin gösterilmesi zorunludur (HMK m. 342). Başvuran taraf, istinaf dilekçesinde hiçbir gerekçe göstermez veya sadece 'kararı istinaf ediyorum' gibi soyut bir beyanda bulunursa, bu başvurunun akıbeti ne olur? Bu durumun, istinaf incelemesinin kapsamı üzerindeki etkisini açıklayınız.
HMK m. 355'e göre, istinaf incelemesi, 'istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak' yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi, 'kamu düzenine aykırılık' gördüğü takdirde bunu re'sen (kendiliğinden) gözetebilir. Bir istinaf dilekçesinde hiçbir sebep gösterilmemesi halinde, bölge adliye mahkemesinin ne yapacağı tartışmalıdır. Ancak Yargıtay'ın ve BAM'ların yerleşik uygulamasına göre, gerekçesiz bir istinaf başvurusu, HMK m. 352 uyarınca 'esasa girilmeden reddedilmesi' gereken bir başvuru değildir. Mahkeme, dosyayı inceleyerek açıkça kamu düzenine aykırı bir husus olup olmadığını denetler. Eğer kamu düzenine aykırı bir durum yoksa, inceleme yapacak bir sebep bulunmadığından, 'istinaf başvurusunun esastan reddine' karar verir. Dolayısıyla, gerekçe göstermek, istinaf incelemesinin kapsamını belirlediği ve başarı şansını artırdığı için kritik öneme sahiptir, ancak yokluğu başvuruyu doğrudan geçersiz kılmaz. (Kaynak: www.calinokcuhukuk.com/istinaf-nedir/)