TCK m. 258'de düzenlenen 'Göreve İlişkin Sırrın Açıklanması' suçunun maddi konusunu oluşturan 'gizli kalması gereken' bilginin niteliği nedir? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/10023 E. sayılı kararında, bir kişinin 'hakkında arama kaydı bulunmadığı' bilgisinin neden bu suç kapsamında bir 'sır' olarak kabul edilmediğini hukuki gerekçeleriyle analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209957

TCK m. 258'in konusunu oluşturan bilginin 'sır' niteliğinde olması için, bu bilginin kanunen veya idari bir düzenlemeyle gizli tutulması gerektiği ve alenileşmesinin kamu menfaatini veya kişilerin haklarını zedeleyebileceği bir nitelik taşıması gerekir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, bir kişinin hakkında arama kaydı olup olmadığına ilişkin GBT (Genel Bilgi Toplama) sorgu sonucunun bu nitelikte bir sır olmadığına hükmedilmiştir. Kararın gerekçesi, kişinin bizzat veya avukatı aracılığıyla emniyet birimlerine başvurarak bu bilgiyi resmi olarak öğrenebilmesidir. Yani, herkesin kendisi hakkında yasal yollarla erişebileceği bir bilgi, başkasına açıklandığında 'göreve ilişkin sırrın ifşası' suçunu oluşturmaz. Bu durumda, polisin bu bilgiyi ilgisiz üçüncü bir kişiye vermesi, TCK m. 258'i değil, koşulları varsa TCK m. 257'deki 'görevi kötüye kullanma' suçunu oluşturabilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-258-goreve-iliskin-sirrin-aciklanmasi-sucu.html)