TCK m. 115/3'te düzenlenen 'bir kimsenin inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale' suçunun, aynı maddenin birinci fıkrasında düzenlenen 'düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlama' suçundan farkı nedir? Bu fıkranın 2014 yılında eklenmesinin ardındaki sosyo-hukuki gerekçeler neler olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209948

TCK m. 115/1, kişinin inanç ve düşüncelerini 'açıklama' veya 'değiştirme' gibi soyut ve beyana yönelik eylemlerini korurken; 2014'te eklenen 3. fıkra, bu inanç ve düşüncelerin dış dünyaya yansıması olan 'yaşam tarzı tercihlerini' koruma altına almıştır. Birinci fıkra, düşüncenin ifade edilme özgürlüğüne odaklanırken, üçüncü fıkra bu düşüncenin bir sonucu olarak ortaya çıkan somut hayat pratiklerini (giyim, kuşam, yeme-içme alışkanlıkları, sosyal ilişki biçimleri vb.) güvence altına alır. Örneğin, bir kişiyi belirli bir siyasi görüşü açıklamaya zorlamak 1. fıkra kapsamındayken, belirli bir giyim tarzını (örneğin başörtüsü takmaya veya takmamaya) cebir veya tehditle zorlamak 3. fıkra kapsamında değerlendirilir. Bu fıkranın eklenmesi, toplumda artan yaşam tarzı temelli müdahalelere ve kutuplaşmalara karşı, bireylerin özel hayatlarına ve kişisel tercihlerine yönelik saldırıları daha net bir şekilde suç olarak tanımlama ve cezalandırma ihtiyacından kaynaklanmıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-115-inanc-dusunce-ve-kanaat-hurriyetinin-kullanilmasini-engelleme-sucu.html)