5651 sayılı Kanun m. 9 uyarınca 'kişilik haklarının ihlali' nedeniyle erişimin engellenmesi kararı verilmesi ile m. 9/A uyarınca 'özel hayatın gizliliğinin ihlali' nedeniyle erişimin engellenmesi kararı verilmesi arasındaki temel usuli farklar nelerdir? Özellikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı'na tanınan yetki açısından bu iki durumu karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209937

İki prosedür arasındaki temel usuli farklar şunlardır: 1) Başvuru Mercii: Kişilik hakları ihlalinde (m. 9), kural olarak doğrudan Sulh Ceza Hakimliğine başvurulur. Özel hayatın gizliliğinin ihlalinde ise (m. 9/A), mağdur doğrudan BTK'ya başvurarak erişimin engellenmesini talep edebilir. 2) Acil Durum Yetkisi: Kişilik hakları ihlalinde acil bir mekanizma yoktur, karar hakim tarafından verilir. Özel hayatın gizliliği ihlalinde ise, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde BTK Başkanı re'sen veya talep üzerine derhal erişimin engellenmesi kararı verebilir. Bu karar, erişim sağlayıcılar tarafından 4 saat içinde uygulanır. 3) Hakimin Onayı: BTK Başkanı'nın m. 9/A kapsamında verdiği erişim engelleme kararı, 24 saat içinde Sulh Ceza Hakiminin onayına sunulmalıdır. Hakim 48 saat içinde karar vermezse veya talebi reddederse, engelleme tedbiri kendiliğinden kalkar. Kişilik hakları ihlalinde ise karar baştan itibaren hakim tarafından verildiği için böyle bir onay süreci yoktur. Bu ayrım, özel hayatın gizliliğinin daha hassas ve acil müdahale gerektiren bir hak olarak görülmesinden kaynaklanmaktadır. (Kaynak: avmehmetgenc.com/blog/internetten-icerik-kaldirma-ve-erisimin-engellenmesi/86)