Anayasa Mahkemesi'nin 2019 ve 2020 tarihli kararlarıyla (2018/73 E., 2019/65 K. ve 2018/163 E., 2020/13 K.), güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin kanuni düzenlemeleri iptal etmesinin temel gerekçeleri nelerdir? Bu kararlarda, kişisel verilerin korunması hakkı (Anayasa m. 20) açısından aranan 'kanuni güvenceler' neleri içermektedir?
Anayasa Mahkemesi'nin ilgili kanun hükümlerini iptal etmesinin temel gerekçesi, düzenlemelerin Anayasa m. 13 (Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması) ve m. 20 (Özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması) ile güvence altına alınan ilkelere aykırı olmasıdır. Mahkeme, bu düzenlemelerin; 1) Hukuki Belirlilik ve Öngörülebilirlikten Yoksun Olduğunu: Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında hangi verilerin toplanacağı, bu verilerin nasıl kullanılacağı, kimler tarafından değerlendirileceği gibi hususların açık ve net olmadığını belirtmiştir. 2) Ölçülülük İlkesine Aykırı Olduğunu: Kamu görevine girişte güvenlik soruşturması meşru bir amaç taşısa da, sınırsız bir veri toplama ve değerlendirme yetkisi vermenin, kişisel verilerin korunması hakkına orantısız bir müdahale olduğunu vurgulamıştır. 3) Kanuni Güvenceler İçermediğini: Toplanan verilerin ne kadar süreyle saklanacağı, ilgilinin bu verilere itiraz etme imkanının olup olmadığı, verilerin silinme usulü ve yetkinin kötüye kullanılmasını önleyecek mekanizmalar gibi temel güvencelerin kanunda yer almadığını tespit etmiştir. Bu nedenlerle, temel hakları sınırlayan bir alanda temel ilkeleri ve güvenceleri belirlemeden idareye geniş takdir yetkisi tanıyan bu kuralları Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. (Kaynak: kalemci.av.tr/guvenlik-sorusturmasi-ile-arsiv-arastirmalarinin-kisisel-verilerin-korunmasi-kanunu-kapsaminda-ihlal-boyutu/)