CMK m. 49 uyarınca, tanıklıktan çekinme hakkını kullanan bir tanığın, çekinme sebebini oluşturan olguları bildirmesi istenebilir. Bu durumda, tanığın beyanları ile tanığın kendisini veya yakınını suçlama yasağı (nemo tenetur se ipsum accusare - CMK m. 48) arasındaki potansiyel çatışmayı analiz ediniz. Hakimin bu konudaki takdir yetkisinin sınırları ne olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209923

CMK m. 49, mahkeme başkanı veya hakime, gerekli gördüğünde, tanıklıktan çekinen tanıktan çekinme nedenini oluşturan olguları bildirmesini isteme yetkisi tanır. Ancak bu yetki, CMK m. 48'de düzenlenen ve kimsenin kendisini veya yakınlarını suçlayıcı beyanda bulunmaya zorlanamayacağı ilkesiyle sınırlıdır. CMK m. 49'un gerekçesinde de bu duruma işaret edilerek, tanığın vereceği ifadelerin kendisini veya yakınlarını suçlayıcı sonuçlar doğuracağı hallerde, hakimden neden göstermesini istememesi gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, bir tanık CMK m. 45 (meslek sırrı, akrabalık) gereği çekiniyorsa, bu durumun temelindeki olgular sorulabilir. Fakat tanık, CMK m. 48 gereği kendisini suçlayacağı için çekiniyorsa, ondan bu suçlamanın detaylarını açıklamasını istemek, nemo tenetur ilkesinin ihlali anlamına gelir. Hakimin takdir yetkisi bu temel ilke ile sınırlıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-49-tanikliktan-cekinme-sebebinin-bildirilmesi.html)