Hukuk yargılamasında bir tarafın, ilk derece mahkemesinde kendisine tebliğ edilen bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz etmemesi, bu raporun içeriğine ilişkin hususları istinaf aşamasında ileri sürmesini engeller mi? Bu durumu, HMK m. 357'de düzenlenen 'ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmanın istinafta dinlenememesi' kuralı ve 'usuli kazanılmış hak' ilkesi çerçevesinde, Bölge Adliye Mahkemesi kararları ışığında tartışınız.
Bölge Adliye Mahkemelerinin yerleşik kararlarına göre (ör. Adana BAM, 3. HD., E. 2021/45; İstanbul BAM, 13. HD., E. 2019/679), ilk derece yargılamasında süresi içinde itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, itiraz etmeyen taraf yönünden kesinleşir. Bu durum, karşı taraf lehine bir 'usuli kazanılmış hak' doğurur. HMK m. 357/1, ilk derecede ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinafta dinlenemeyeceğini düzenler. BAM'lar, bu kuralı geniş yorumlayarak, bilirkişi raporuna yönelik ilk derecede ileri sürülmeyen itirazların (örneğin, inceleme yönteminin hatalı olduğu iddiası) da bu yasak kapsamında kaldığını ve istinaf sebebi yapılamayacağını kabul etmektedir. Bu yaklaşım, yargılamanın disiplinini sağlama ve davaların uzamasını önleme amacına hizmet etse de, HMK m. 357'nin lafzının vakıa ve delillere ilişkin olması nedeniyle, hukuki değerlendirme içeren rapora itirazın bu kapsama dahil edilip edilemeyeceği doktrinde tartışmalıdır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/Bilirkisi-Raporuna-Karsi-Itiraz-Edilmeyen-Konunun-Istinaf-Sebebi-Yapilamamasi)