Ülkemizde bir ceza davasının ortalama sonuçlanma süresinin uzunluğu, AİHS m. 6'da güvence altına alınan 'makul sürede yargılanma hakkı'nı nasıl etkilemektedir? Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluyla bu hakkın ihlal edildiği iddiasında bulunmanın koşullarını ve olası sonuçlarını analiz ediniz.
Türkiye'de ceza yargılamalarının ortalama 8 yıla varan sürelerde sonuçlanması, AİHS m. 6 ve Anayasa m. 36'da güvence altına alınan 'makul sürede yargılanma hakkı'nın sistematik olarak ihlal edilmesine yol açmaktadır. Bir yargılamanın makul süreyi aşıp aşmadığı; davanın karmaşıklığı, tarafların ve yetkili makamların tutumu ve başvurucu için davanın önemi gibi kriterlere göre belirlenir. Bu hakkın ihlal edildiğini düşünen bir kişi, iç hukuk yollarını (istinaf, temyiz) tükettikten sonra 30 gün içinde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunabilir. Anayasa Mahkemesi, yargılama süresinin makul olmadığına karar verirse, hak ihlalinin tespiti ile birlikte, başvurucunun uğradığı manevi zarar karşılığında tazminata hükmedebilir. Bu durum, yargının hızlandırılması için yapısal bir sorun olduğunu da teyit etmektedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ortalama-karar-suresi-ceza-hukuk-istinaf-temyiz/)