Sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçunda, mağdurun yüzüne karşı söylenmemiş bir ifadenin 'huzurda hakaret' olarak kabul edilebilmesi için TCK m. 125/2'de düzenlenen 'ileti yoluyla hakaret'in koşulları nelerdir? Yargıtay'ın 'iletilme kastı' kriterini nasıl yorumladığını bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209914

TCK m. 125/2, fiilin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, suçun huzurda işlenmiş gibi cezalandırılacağını düzenler. Yargıtay'a göre (örn. 18. CD, 2019/12396 K.), bu hükmün uygulanabilmesi için failin, hakaret içeren iletiyi mağdurun öğrenmesi kastıyla ('iletilme kastı') hareket etmesi gerekir. Örneğin, sanığın, müştekinin teyzesinin telefonuna hakaret içerikli mesaj göndermesi ve teyzesinin bu mesajları müştekiye göstermesi üzerine suçun öğrenilmesi durumunda, sanığın doğrudan müştekiye yönelik bir iletme kastı yoksa huzurda hakaret oluşmaz; gıyapta hakaretin şartları (TCK 125/1-son cümle) aranır. Ancak fail, mesajı gönderdiği üçüncü kişinin bunu mağdura ileteceğini biliyor ve bunu istiyorsa, iletilme kastının varlığı kabul edilebilir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/internetten-hakaret-sucu-yargitay-kararlari/)