Bir aracın korsan taksi olarak kullanıldığı tespit edildiğinde, aracın sahibi olan kiralama şirketinin bu durumdan haberi ve rızası olmamasına rağmen araca trafikten men yaptırımı uygulanması, 'cezaların şahsiliği' ilkesi (Anayasa m. 38/7) açısından nasıl değerlendirilmelidir? Kiralama şirketinin bu yaptırımdan kurtulabilmek için ispatlaması gereken hususlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209910

Cezaların şahsiliği ilkesi, bir kimsenin, başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağını ifade eder ve ceza hukukunun temel prensibidir. Bu ilke, idari yaptırımlar için de geçerlidir. Kiralama şirketinin izni ve onayı olmaksızın, kiracının aracı korsan taksi olarak kullanması durumunda, şirkete ait aracın 60 gün trafikten men edilmesi, cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık teşkil eder. Bu durumda kiralama şirketi, idari işlemin iptali için idare mahkemesinde dava açabilir. Davada, suçla veya kabahatle bir ilgisinin olmadığını ispatlaması gerekir. Bu ispat için sunulması gereken temel deliller; yazılı araç kiralama sözleşmesi ve aracın kiralandığına dair KABİS (Kiralık Araç Bildirim Sistemi) kaydıdır. Bu belgeler, şirketin iyi niyetli olduğunu ve fiilden sorumlu olmadığını göstererek, aracın trafikten men edilmesi işleminin iptalini sağlayabilir. (Kaynak: avmehmetgenc.com/korsan-taksi-cezasi-ve-arac-baglama-iptali)