Özel hastanede gerçekleşen bir tıbbi uygulama hatası (malpraktis) sonucunda hastanın zarar görmesi durumunda, hastanenin hukuki sorumluluğunun dayanağı nedir? Hekimin 'ifa yardımcısı' olarak nitelendirilmesinin, hastanenin 'kusursuz sorumluluğu' açısından sonuçlarını Türk Borçlar Kanunu m. 116 çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209909

Özel hastane ile hasta arasında, 'hastaneye kabul sözleşmesi' adı verilen, içinde tedavi, bakım, barındırma gibi edimleri barındıran karma nitelikte bir sözleşme kurulur. Bu sözleşmenin tarafı hastanedir. Hastanede görev yapan hekim, bu sözleşmenin ifasında hastanenin borcunu yerine getirmek için kullandığı bir 'ifa yardımcısı' konumundadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 116. maddesi uyarınca borçlu (hastane), borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, kendisine bağlı olarak çalışan veya onun talimatı ile iş gören bir kişiye bıraktığı takdirde, bu kişinin fiillerinden dolayı diğer tarafa karşı sorumludur. Bu bir kusursuz sorumluluk halidir. Dolayısıyla, hekimin tıbbi uygulama hatasından kaynaklanan zarardan, hastane kendi kusuru olmasa dahi doğrudan sorumlu olur. Hasta, tazminat davasını doğrudan hastaneye veya hekim ile hastaneye karşı müteselsilen açabilir. (Kaynak: or.av.tr/hatali-tibbi-uygulama-nedir/)