İİK m. 277 uyarınca açılan tasarrufun iptali davasında dava şartı olan 'kesin veya geçici aciz vesikası'nın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki dava şartlarının yargılamanın başında bulunması kuralına bir istisna teşkil edip etmediğini, Yargıtay'ın bu belgenin 'yargılamanın her aşamasında, hatta temyiz ve karar düzeltme aşamasında dahi' sunulabileceğine yönelik içtihadının usul hukuku açısından gerekçelerini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209908

Genel kural olarak dava şartları, dava açılırken mevcut olmalıdır. Ancak İİK m. 277'de düzenlenen tasarrufun iptali davası için gerekli olan aciz vesikası, Yargıtay tarafından 'dava sürerken ikmali olanaklı dava şartlarından' kabul edilmektedir. (Bkz. İzmir BAM, 5. HD., E. 2022/1596). Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bu belge, dava açıldıktan sonra, temyiz aşamasında, hatta Yargıtay'ın onama veya bozma kararından sonra ve karar düzeltme aşamasında dahi sunulabilir. (Bkz. Yargıtay 17. HD., E. 2011/12788). Bu esnekliğin temel gerekçesi, davanın niteliği ve amacının borçlunun mal kaçırma girişimlerini engellemek olması, dolayısıyla alacaklıyı koruma ve usul ekonomisi ilkesidir. Alacaklının, yargılama devam ederken borçlunun aciz durumunu kanıtlaması, davanın esastan reddedilmesini önlemek için yeterli görülmektedir. Bu durum, genel usul kurallarına özgün bir istisna niteliğindedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/tasarrufun-iptali-davasinda-aciz-vesikasinin-ibrazi-edileceği-zaman)