HMK m. 357 uyarınca 'İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez.' hükmü, bir tarafın ilk derece mahkemesinde sunulan bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz etmemesi durumunda, aynı rapora istinaf aşamasında itiraz etmesini engeller mi? Metinde alıntılanan Adana BAM, 3. HD., E. 2021/45 kararındaki 'itiraz edilmemekle kesinleşen raporlara karşı artık istinaf aşamasında itiraz edilemeyeceği' şeklindeki yorumun, 'hukuki denetim' ve 'usuli kazanılmış hak' kavramları açısından bir analizini yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209824

Cevap: Evet, metinde alıntılanan Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) kararına ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, bir tarafın ilk derece mahkemesinde usulüne uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna süresi içinde ve somut gerekçelerle itiraz etmemesi, o raporun içeriğine istinaf aşamasında itiraz etmesini engeller. Bu durumun hukuki temelleri şunlardır: 1) Usuli Kazanılmış Hak: Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi, raporun kendi aleyhine olan kısımlarını zımnen kabul ettiği ve raporun lehine olduğu diğer taraf için bir 'usuli kazanılmış hak' doğurduğu kabul edilir. İstinaf mahkemesinin, itiraz edilmeyerek kesinleşen bir hususu yeniden tartışmaya açması, bu usuli kazanılmış hakkı ihlal eder. Adana BAM kararında da bu ilkeye atıf yapılmaktadır. 2) Hukuki Denetim Kavramının Kapsamı: İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararının hem maddi hem de hukuki yönden denetimini yapar. Ancak bu denetim, ilk derece mahkemesinde usulüne uygun şekilde tartışılmış ve karara bağlanmış konular üzerinden yapılır. Bir tarafın, itiraz etmeyerek tartışma konusu yapmadığı bir bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesi için bir 'uyuşmazlık konusu' olmaktan çıkmıştır. Dolayısıyla, istinaf mahkemesinin ilk derece mahkemesinde hiç tartışılmamış bu konuyu yeniden ele alması, HMK m. 357'nin 'yeni iddia ve savunma yasağı' kapsamına girer. Bu yorum, tarafları yargılamanın her aşamasında haklarını dikkatli ve zamanında kullanmaya teşvik eden, usul ekonomisi ve hukuki istikrarı sağlayan bir yaklaşımdır.