Bir kişinin, birden fazla kez mühür bozma suçunu işlemesi durumunda, bu eylemlerin 'zincirleme suç' (TCK m. 43) mu, yoksa 'bağımsız suçlar' mı sayılacağı nasıl belirlenir? Mühürlenen bir işyerinin mührünü kırıp içeri giren, daha sonra işyerinin tekrar mühürlenmesi üzerine bu yeni mührü de kıran bir failin durumu ile ilk mühür kırma eyleminden sonra hakkında iddianame düzenlendikten sonra ikinci kez mühür kıran failin durumu arasında, cezai sorumluluk açısından bir fark var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209810

Cevap: Bu ayrım, 'aynı suç işleme kararı'nın devam edip etmediği ve suçlar arasına bir 'kesinti' (özellikle iddianame gibi hukuki bir kesinti) girip girmediğine göre belirlenir. 1) Birinci Senaryo (Zincirleme Suç): Failin, mühürlenen işyerinin mührünü kırması ve daha sonra yetkililerin gelip tekrar mühürlemesi üzerine, aynı amaçla (işyerini kullanmaya devam etme) bu ikinci mührü de kırması, 'bir suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi' olarak kabul edilir. Eylemler arasında hukuki bir kesinti yoktur ve tek bir iradeyle hareket edilmiştir. Bu durumda TCK m. 43 uyarınca tek bir mühür bozma suçundan ceza verilir ve bu ceza artırılır. 2) İkinci Senaryo (Bağımsız Suçlar): Metinde de belirtildiği gibi, ilk mühür bozma eyleminden sonra savcılık tarafından soruşturma tamamlanıp bir 'iddianame' düzenlenmişse, bu durum failin ilk suça ilişkin iradesini ve eylemini hukuken kesintiye uğratır. İddianamenin düzenlenmesinden sonra işlenen ikinci mühür bozma fiili, artık yeni ve bağımsız bir suç işleme kararıyla gerçekleştirilmiş sayılır. Bu durumda zincirleme suç hükümleri uygulanmaz, fail iki ayrı ve bağımsız mühür bozma suçundan (gerçek içtima kurallarına göre) ayrı ayrı cezalandırılır. İddianame, suçlar arasındaki sübjektif bağı kopardığı için bu hukuki sonuç doğar.