Nitelikli dolandırıcılık suçunda, sanıkların katılanı arayarak kendilerini polis olarak tanıttıkları ve terör örgütü bahanesiyle para yatırmasını sağladıkları bir olayda, paranın hesaba yatırılmasından sonra sanıkların bankaya gidip parayı çekmeye çalışırken yakalanmaları 'teşebbüs' mü sayılır, yoksa suç 'tamamlanmış' mıdır? Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/7075 E. sayılı kararında eylemin neden teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmiştir? Dolandırıcılık suçunda 'zarar' ve 'yarar sağlama' unsurlarının ne zaman gerçekleştiğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209799

Cevap: Bu eylem, Yargıtay 23. CD'nin 2015/7075 E. sayılı kararında da isabetli olarak belirtildiği gibi 'teşebbüs' aşamasında kalmıştır. Dolandırıcılık suçunun tamamlanabilmesi için, failin hileli davranışları sonucu mağdurun aldatılması, bu aldatma sonucu bir zarara uğraması ve failin veya bir başkasının kendisine 'yarar sağlaması' gerekir. Bu unsurların hepsinin gerçekleşmesi şarttır. 'Yarar sağlama', failin aldatma sonucu elde ettiği malvarlığı değeri üzerinde fiilen ve serbestçe tasarruf edebilme imkanına kavuşmasıyla gerçekleşir. Somut olayda, katılan parayı sanıkların belirttiği hesaba yatırmakla bir 'zarara' uğramış ve malvarlığında bir eksilme meydana gelmiştir. Ancak sanıklar, bu para üzerinde serbestçe tasarruf etme imkanına kavuşamamıştır. Parayı çekmek için bankaya gittiklerinde yakalanmışlardır. Bu, suçun icra hareketlerinin tamamlandığı ancak neticenin (yarar sağlama) failin elinde olmayan nedenlerle (yakalanma) gerçekleşemediği anlamına gelir. Dolayısıyla, suçun son unsuru olan 'yarar sağlama' tamamlanmadığı için eylem teşebbüs aşamasında kalmıştır. Eğer sanıklar parayı bankadan başarıyla çekip yakalanmasalardı, suç tamamlanmış olacaktı.