Bir kişinin, diğerinin gıyabında, onun bir yakınının (örneğin teyzesinin) telefonuna hakaret içerikli bir mesaj göndermesi ve bu mesajın daha sonra o yakını tarafından asıl mağdura gösterilmesi durumunda, eylem 'huzurda hakaret' mi, yoksa 'gıyapta hakaret' mi sayılır? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2019/12396 sayılı kararında belirtilen 'iletilme kastı' kriteri bu ayrımı nasıl etkilemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209792

Cevap: Bu eylem, 'gıyapta hakaret' suçunu oluşturur. TCK m. 125/2, bir iletinin 'huzurda hakaret' gibi cezalandırılabilmesi için 'fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi' gerektiğini belirtir. Yani, iletinin doğrudan mağdurun kendisine gönderilmesi gerekir. Yargıtay 18. CD'nin 2019/12396 sayılı kararında vurgulanan 'iletilme kastı' kriteri ise, gıyapta hakaretin cezalandırılabilen nitelikli hali (TCK m. 125/1, son cümle) için aranan bir unsurdur. Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, en az üç kişiyle ihtilat ederek (paylaşılarak) işlenmesi gerekir. Eğer fail, hakaret içeren sözü veya yazıyı, mağdura iletileceği kesin veya kuvvetle muhtemel olan bir veya iki kişiye söyler veya gönderirse, burada 'ihtilat' unsuru 'iletilme kastı' yoluyla gerçekleşmiş sayılır. Somut olayda ise, failin mesajı teyzeye göndermesindeki amacının, teyzenin bunu yeğenine (mağdura) iletmesi olduğu (iletilme kastı) ispatlanırsa, gıyapta hakaretin cezalandırılabilir hali oluşur. Ancak Yargıtay kararında, 'sanığın iletme kastıyla hareket etmediği anlaşıldığından' beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu, failin sadece teyzeye yönelik bir eylemde bulunduğu, mağdura ulaştırılması yönünde bir kastının tespit edilemediği anlamına gelir. Bu durumda, ne huzurda hakaret ne de gıyapta hakaretin cezalandırılabilir hali oluşmaz. Eğer iletilme kastı ispatlansaydı, eylem 'gıyapta hakaret' olarak cezalandırılacaktı.