Ceza yargılamasında 'zorunlu müdafilik' kurumunun temel amacı nedir? Metinde sayılan zorunlu müdafilik hallerini (18 yaşından küçük olma, sağır/dilsiz olma, maluliyet, cezanın üst sınırı) dikkate alarak, bu hallerde sanığın müdafi istemediğini beyan etmesinin veya kendi avukatını tutacak ekonomik güce sahip olmasının, mahkemenin barodan müdafi atama yükümlülüğünü ortadan kaldırıp kaldırmayacağını hukuken tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209784

Cevap: Zorunlu müdafilik kurumunun temel amacı, 'savunma hakkı'nın etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak ve adil bir yargılanma ortamı yaratmaktır. Kanun koyucu, metinde sayılan hallerde (çocuk, engelli, ağır suçla yargılanan vb.) sanığın kendisini yeterince savunamayacağı veya hukuki yardımın hayati önem taşıdığı karinesinden hareket eder. Bu, bir 'savunmada eşitlik' ve 'silahların eşitliği' ilkesinin gereğidir. Bu hallerde, müdafi atanması sanığa tanınan bir haktan öte, kamu düzenine ilişkin bir yargılama şartıdır. Dolayısıyla, sanığın 'müdafi istemiyorum' demesi veya kendi avukatını tutacak ekonomik gücünün olması, mahkemenin barodan müdafi atama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Sanık, kendisine barodan atanan müdafiyi kabul etmeyip kendi vekilini tutabilir. Ancak hiçbir şekilde müdafisiz olarak savunma yapamaz. Eğer kendi vekilini tutmazsa, mahkeme tarafından barodan atanan müdafi (CMK müdafii) duruşmada hazır bulunmak ve savunma görevini yerine getirmek zorundadır. Aksi takdirde, yani bu hallerde yargılamanın müdafi olmadan yapılması, mutlak bir bozma nedenidir. Çünkü burada korunan sadece sanığın menfaati değil, aynı zamanda adil yargılanma hakkının kendisi ve ceza yargılamasının güvenilirliğidir.