TCK m. 114'te düzenlenen siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu ile 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 149. ve 152. maddelerinde düzenlenen seçim suçları arasındaki ilişki nedir? Bir siyasi partinin seçim dönemindeki propaganda toplantısına cebir veya tehditle engel olunması durumunda, hangi kanun hükmü uygulanmalıdır? Bu durumu 'fikri içtima' kuralları çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209770

Cevap: TCK m. 114 genel bir hüküm iken, 298 sayılı Kanun'daki ilgili maddeler seçim dönemine özgü 'özel hükümler'dir. İki kanun arasındaki ilişki, 'genel norm - özel norm' ilişkisidir. Metinde de belirtildiği gibi, 'seçim hakkının cebir veya tehdit yoluyla engellenmesi fiilleri bu suç kapsamına girmeyip, 298 Sayılı ... Kanunun 152. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir.' Benzer şekilde, bir siyasi partinin propaganda toplantısına engel olmak da aynı Kanun'un 149. maddesinde özel olarak yaptırıma bağlanmıştır. Bir siyasi partinin seçim dönemindeki propaganda toplantısına cebirle engel olunması fiili, hem TCK m. 114/2'deki 'siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi' suçunu hem de 298 sayılı Kanun m. 149'daki 'seçim propagandası toplantısına engel olma' suçunu oluşturabilir. Bu durumda, ceza hukukunun temel prensiplerinden olan 'fikri içtima' (TCK m. 44) kuralları devreye girer. Fail, tek bir fiille birden fazla farklı suç tanımını ihlal etmiştir. TCK m. 44'e göre bu durumda, 'cezası en ağır olan suçtan' dolayı cezalandırılır. Dolayısıyla, mahkeme her iki kanun maddesindeki cezaları karşılaştıracak ve hangi suçun cezası daha ağır ise o hükmü uygulayacaktır. Bu, özel kanun hükmünün öncelikli olarak uygulanması gerektiği ancak fikri içtima nedeniyle daha ağır cezayı öngören genel kanun hükmünün de uygulanabileceği anlamına gelir.