TCK m. 102/1'in ikinci cümlesinde yer alan 'sarkıntılık' ile aynı fıkranın ilk cümlesinde yer alan 'basit cinsel saldırı' arasındaki ayrımı belirleyen objektif ve sübjektif kriterler nelerdir? Bir eylemin ani, kesik ve süreklilik arz etmeyen bir temas olması, bu ayrımda nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209741

Cevap: Yargıtay içtihatlarıyla şekillenen bu ayrımda kullanılan temel kriterler şunlardır: Objektif Kriterler: - Temasın Süresi ve Yoğunluğu: Basit cinsel saldırıda temas daha uzun süreli, yoğun ve ısrarlı olabilirken (örneğin, zorla uzun süre sarılmak, sürekli dokunmak), sarkıntılıkta temas ani, kesik, anlık ve yüzeyseldir (örneğin, kalabalıkta geçerken elle dokunup çekmek, anlık bir öpme girişimi). 'Süreklilik arz etmeme' sarkıntılığın en belirgin objektif özelliğidir. - Hareketin Niteliği: Sarkıntılık genellikle laf atma ile birlikte veya onun devamı niteliğinde, daha az planlı ve daha anlık bir eylem olarak ortaya çıkar. Sübjektif Kriterler: - Failin Kastının Yoğunluğu: Her iki eylemde de cinsel amaç vardır. Ancak basit cinsel saldırıda failin cinsel tatmin elde etme kastı daha yoğun ve belirginken, sarkıntılıkta kast daha çok cinsel bir taciz, rahatsız etme düzeyinde kalabilir. Failin amacı, mağdur üzerinde tam bir cinsel hakimiyet kurmaktan ziyade, anlık bir cinsel tacizde bulunmaktır. Özetle, bir eylemin sarkıntılık olarak nitelendirilmesi için genellikle ani, beklenmedik, kısa süreli ve devamlılık göstermeyen bir fiziksel teması içermesi gerekir. Eğer temas ısrarlı, devamlı ve mağdurun vücudu üzerinde bir hakimiyet kurmaya yönelik ise, eylem sarkıntılık düzeyini aşarak basit cinsel saldırı suçunu oluşturur. Mahkeme, bu ayrımı yaparken olayın gerçekleştiği yer, zaman, tarafların durumu ve hareketin bütünlüğü gibi tüm somut olguları değerlendirir.