Metinde, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında bilgi edinme talebi reddedilen bir kişinin, yargı yoluna başvurmadan önce Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'na (BEDK) itiraz edebileceği belirtilmektedir. Bu itiraz yolunun hukuki niteliği nedir? Bu bir 'zorunlu idari başvuru yolu' mudur, yoksa 'ihtiyari (seçimlik) bir idari başvuru yolu' mudur? Bu ayrımın, dava açma süreleri üzerindeki etkisini İYUK m. 11 ve m. 13 çerçevesinde açıklayınız.
Cevap: 4982 sayılı Kanun m. 13'e göre, bilgi edinme talebi reddedilen kişinin yargı yoluna başvurmadan önce BEDK'ya itiraz etmesi 'ihtiyari (seçimlik)' bir yoldur. Başvuru sahibi, ret kararının tebliğinden itibaren, dilerse doğrudan İdare Mahkemesi'nde iptal davası açabilir, dilerse önce BEDK'ya itiraz edebilir. Bu bir 'zorunlu idari başvuru yolu' değildir. Zorunlu idari başvuru yollarında, o yola başvurmadan dava açılamaz. Bu ayrımın dava açma süreleri üzerindeki etkisi şudur: 1) Doğrudan Dava Açma: Başvuru sahibi, ret kararının kendisine tebliğinden itibaren 60 gün içinde doğrudan İdare Mahkemesi'nde dava açabilir (İYUK m. 7). 2) BEDK'ya İtiraz Yolu: Başvuru sahibi, ret kararının tebliğinden itibaren 15 gün içinde BEDK'ya itiraz ederse, İYUK m. 13/1 uyarınca dava açma süresi durur. Metinde de 'Kurula itiraz, başvuru sahibinin idari yargıya başvurma süresini durdurur.' denilmektedir. BEDK'nın itirazı reddetmesi veya 30 iş günü içinde cevap vermeyerek zımnen reddetmesi üzerine, duran süre kaldığı yerden işlemeye başlar. Başvuru sahibi, kalan dava açma süresi içinde İdare Mahkemesi'nde dava açabilir. İYUK m. 11 ise üst makama yapılan ihtiyari başvuruları düzenler ve dava süresini durdurur; BEDK'ya yapılan başvuru da bu madde kapsamında değerlendirilebilecek özel bir ihtiyari başvuru yoludur.