TCK m. 203'te düzenlenen mühür bozma suçu, seçimlik hareketli bir suçtur. Bu suçun 'mührü kaldırmak' ve 'konuluş amacına aykırı hareket etmek' şeklindeki iki işleniş biçimi arasındaki temel fark nedir? Bir inşaatın belediye tarafından mühürlenmesi olayında, mührü fiziken koparmadan, mühürlü kapının yanındaki pencereden girerek inşaata devam edilmesi hangi hareket kapsamına girer ve suçu oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209713

Cevap: TCK m. 203'teki iki seçimlik hareket arasındaki temel fark, mührün fiziki varlığına müdahale edilip edilmediğidir. 1) Mührü Kaldırmak: Bu hareket, mührün fiziken yerinden sökülmesi, koparılması, yırtılması veya tanınmayacak şekilde bozulması gibi doğrudan mührün kendisine yönelik bir eylemdir. Suçun en tipik işleniş biçimidir. 2) Konuluş Amacına Aykırı Hareket Etmek: Bu hareket, mührün fiziki varlığına dokunulmasa bile, mührün konulmasıyla korunmak istenen hukuki durumun ihlal edilmesidir. Mühür, bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulur. Bu amaca aykırı her türlü davranış bu kapsamdadır. Verilen örnekte, mühürlü bir inşaata, mührü fiziken koparmadan, pencereden girerek devam edilmesi, açıkça 'konuluş amacına aykırı hareket etmek' kapsamına girer ve mühür bozma suçunu oluşturur. Çünkü mühür, o inşaattaki faaliyetin durdurulması amacıyla konulmuştur. Fail, mührü kırmasa da, bu emri ve amacı ihlal ederek inşaat faaliyetine devam etmiştir. Dolayısıyla, mührün konuluş amacı olan 'faaliyetin durdurulması' ilkesini çiğnemiştir. Suçun oluşması için mührün fiziken bozulması şart değildir; amacının ihlal edilmesi yeterlidir.