Türk Borçlar Kanunu m. 350 ve 351, kiraya verenin veya yeni malikin 'kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için' konut veya işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye davası açabileceğini düzenlemiştir. Bu ihtiyacın Yargıtay içtihatlarında 'gerçek, samimi ve zorunlu' olması gerektiği belirtilmektedir. Bir kişinin, ticaretini genişletmek amacıyla mevcut işyerine ek olarak yeni bir şube açmak için kiracısını tahliye etmek istemesi, bu 'zorunlu' ihtiyaç kriterini karşılar mı? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/8919 E. sayılı kararında bu konuda nasıl bir yorum yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209710

Cevap: Evet, bir kişinin ticaretini genişletme ve yeni bir şube açma amacı 'gerçek, samimi ve zorunlu' ihtiyaç olarak kabul edilebilir. 'Zorunluluk' kavramı, burada mutlak bir çaresizlik veya başka hiçbir alternatifin olmaması anlamına gelmemektedir. Yargıtay, bu kavramı daha geniş ve ekonomik hayatın gerçeklerine uygun bir şekilde yorumlamaktadır. Yargıtay 3. HD'nin 2017/8919 E. sayılı kararında da bu yorum benimsenmiştir. Kararda, 'Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... ilamında da belirtildiği üzere özel teşebbüsün ticaretini genişletme amacı ve bu doğrultudaki gereksinimlerinin Türk Borçlar Kanununda tahliye sebebi olarak tanımlanan zorunlu ihtiyaç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği' ifade edilmiştir. İlk derece mahkemesinin 'iş kolu değişikliğinin zorunlu ihtiyaç olmadığı' yönündeki gerekçesi Yargıtay tarafından bozulmuştur. Bu, bir ticari işletmenin büyüme, gelişme ve yeni pazarlara açılma hedefinin, meşru ve hukuken korunması gereken bir 'ihtiyaç' olarak görüldüğünü göstermektedir. Davacının bu ihtiyacının 'gerçek ve samimi' olduğunu (sadece kiracıyı çıkarmak için bir bahane olmadığını), örneğin yeni bir şirket kurma veya sermaye artırımı gibi somut adımlar atarak ispatlaması halinde, tahliye talebi haklı görülecektir.