Metinde, nitelikli dolandırıcılık suçunun bir görünümü olarak 'cinsel ilişki vaadiyle para alıp kaçma' eyleminin Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından dolandırıcılık olarak kabul edildiği belirtilmiştir. Bu eylemin 'hileli davranış' olarak nitelendirilmesinin temel unsurları nelerdir? Mağdurun amacının 'ahlaka aykırı' olmasının, sanığın cezai sorumluluğuna etkisinin olmamasının hukuki gerekçesini 'mağdurun rızası' ve 'hukuki yararın korunması' bağlamında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209702

Cevap: Yargıtay CGK'nin 2015/1072 E. sayılı kararına göre, bu eylemin 'hileli davranış' olarak nitelendirilmesinin temel unsurları şunlardır: 1) Aldatıcı Atmosfer Yaratma: Sanığın yol kenarında beklemesi, pazarlık yapması ve parayı aldıktan sonra 'ileride bekle' gibi yönlendirmelerde bulunması, mağdurda vaadin gerçekleşeceği yönünde ciddi bir kanaat uyandıran, aldatmaya yönelik planlı hareketlerdir. 2) Sergilenen Davranışın Niteliği: Sanığın niyeti en başından beri parayı alıp kaçmaktır. Sergilediği tüm davranışlar, bu nihai amaca yönelik aldatıcı bir senaryonun parçasıdır. Mağdurun amacının 'ahlaka aykırı' olmasının sanığın cezai sorumluluğunu etkilememesinin hukuki gerekçesi şudur: Dolandırıcılık suçuyla korunan hukuki yarar, kişilerin 'malvarlığı' ve 'irade özgürlüğü'dür. Mağdurun, ahlaka aykırı bir amaç (cinsel ilişki satın alma) için para vermesi, malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunma iradesinin hile ile sakatlanmış olduğu gerçeğini değiştirmez. Mağdur, parasını 'cinsel ilişki vaadi karşılığında' vermektedir. Bu vaat hileli olduğu için, mağdurun rızası geçerli bir rıza değildir; sakatlanmış bir rızadır. Zarar, ahlaka aykırı isteğin yerine getirilmemesinden değil, bu isteğin gerçekleştirileceği yönündeki hileli davranış sonucu malvarlığının eksilmesinden doğmaktadır. Özel hukukun (borçlar hukuku) ahlaka aykırı bir alacağı korumaması, ceza hukukunda malvarlığına karşı işlenmiş bir suçun varlığını ortadan kaldırmaz. Ceza hukuku, fiilin kendisini (hileli davranışla yarar sağlama) cezalandırır, mağdurun amacının ahlaki olup olmadığını değil.