TCK m. 188/4-b'de, uyuşturucu ticareti suçunun 'okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi... yerler ile bunların... sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi' hali cezayı artıran bir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin amacı nedir? 'İki yüz metre' gibi kesin bir mesafe ölçütünün getirilmesi, ceza hukukunun 'kanunilik' ve 'belirlilik' ilkeleri açısından ne ifade etmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209627

Cevap: Bu düzenlemenin temel amacı, toplumun en hassas ve korunmaya muhtaç kesimlerinin (çocuklar, gençler, hastalar, askerler) bulunduğu alanları ve bu alanların çevresini uyuşturucu tehlikesinden özel olarak korumaktır. Kanun koyucu, bu yerlerin çevresinde işlenen uyuşturucu ticareti suçunun, hem bu hassas gruplara ulaşma riskini artırdığını hem de toplumda daha büyük bir infial ve tehlike algısı yarattığını kabul ederek daha ağır bir yaptırım öngörmüştür. 'İki yüz metre' gibi kesin ve objektif bir mesafe ölçütünün getirilmesi, ceza hukukunun en temel ilkelerinden olan 'kanunilik' (suçların ve cezaların kanunla belirlenmesi) ve 'belirlilik' (kanun metninin açık, anlaşılır ve öngörülebilir olması) ilkelerinin doğrudan bir yansımasıdır. Bu sayede, uygulayıcı olan hakim veya savcının takdirine veya sübjektif yorumuna yer bırakılmamıştır. Eğer suç, bu mekanların sınırlarına (duvar, tel örgü vb.) 200 metreden daha yakın bir umumi yerde (park, sokak, meydan vb.) işlenmişse, bu nitelikli halin uygulanması zorunludur. Bu mesafe, bir ölçümle (örn: keşif, harita uygulamaları) net bir şekilde tespit edilebilir. Bu belirlilik, hem keyfi uygulamaların önüne geçer hem de vatandaşların hangi davranışın daha ağır bir suç teşkil edeceğini önceden bilmesini sağlayarak hukuki güvenliği artırır.