Korsan taksi faaliyeti yürüten bir aracın kiralama şirketine ait olması durumunda, araca trafikten men yaptırımı uygulanması 'cezaların şahsiliği' ilkesine aykırılık teşkil eder mi? Metinde belirtilen KABİS bildirimi ve yazılı kira sözleşmesi gibi belgelerin, kiralama şirketinin bu yaptırımdan kurtulmasındaki hukuki rolünü ve ispat değerini tartışınız.
Cevap: Evet, kiralama şirketinin rızası ve bilgisi dışında kiracının aracı korsan taksi olarak kullanması nedeniyle, şirkete ait araca trafikten men yaptırımı uygulanması, Anayasa m. 38/7 ve TCK m. 20'de düzenlenen 'cezaların ve yaptırımların şahsiliği' ilkesine ilk bakışta aykırılık teşkil eder. Bu ilke, bir kimsenin başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağını ifade eder. Ancak, bu idari bir yaptırım olduğu için, ceza hukukundaki kadar katı yorumlanmayabilir ve aracın kendisi suçun aracı olduğu için trafik güvenliği amacıyla geçici olarak trafikten alıkonulabilir. Kiralama şirketinin bu yaptırımdan kurtulabilmesi için, metinde de belirtildiği gibi, 'suç ile bağlantısı olmadığını ispatlayabilmesi' gerekir. Bu noktada KABİS (Kiralık Araç Bildirim Sistemi) bildirimi ve yazılı kira sözleşmesi hayati bir rol oynar. Bu belgeler, kiralama şirketinin 'basiretli bir tacir' olarak yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, aracı kime ve hangi amaçla (hususi kullanım) kiraladığını resmi olarak beyan ettiğini gösterir. Bu belgeler, şirketin korsan taksi faaliyetine rıza göstermediğini, hatta bu durumu öngörmesinin ve engellemesinin kendisinden beklenemeyeceğini ortaya koyan güçlü delillerdir. Bu deliller sunulduğunda, idare mahkemesi, yaptırımın şahsiliği ilkesini ihlal ettiği ve şirketin kusuru olmadığı gerekçesiyle, aracı trafikten men etme (bağlama) işleminin yürütmesini durdurabilir ve işlemi iptal edebilir. Dolayısıyla bu belgeler, şirketin iyi niyetini ve yasalara uygun hareket ettiğini ispatlayarak onu idari yaptırımın muhatabı olmaktan çıkarır.