TCK m. 43'te düzenlenen 'zincirleme suç' hükümlerinin, kasten öldürme ve yaralama gibi suçlarda uygulanamayacağı açıkça belirtilmiştir. Uyuşturucu ticareti suçu (TCK m. 188) bu istisnalar arasında sayılmamaktadır. Bu durumda, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda farklı kişilere uyuşturucu madde satan bir failin eylemi, TCK m. 43/1 kapsamında 'mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır' ilkesi gereğince tek bir zincirleme uyuşturucu ticareti suçu mu sayılır, yoksa her bir satış eylemi bağımsız birer suç olarak mı kabul edilir? Bu konudaki Yargıtay uygulamasını ve doktrindeki tartışmaları analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209516

Cevap: Bu konu, Yargıtay içtihatlarında ve doktrinde tartışmalıdır. TCK m. 43/1'in son cümlesi ('Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.') uyuşturucu ticareti gibi suçlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanabileceğine kapı aralamaktadır. Zira bu suçlarda mağdur doğrudan doğruya kamu sağlığı ve toplumdur. Bu görüşe göre, fail aynı suç işleme kararı (uyuşturucu satma kararı) ile farklı zamanlarda, farklı kişilere satış yapsa dahi, eylemleri tek bir zincirleme suç olarak kabul edilmeli ve TCK m. 43 uyarınca cezası artırılarak tek bir ceza verilmelidir. Ancak, Yargıtay'ın yerleşik uygulaması genellikle bu yönde değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve özel daireler, uyuşturucu madde ticaretinde her bir satış eyleminin, farklı bir kişiye yönelik olması ve her birinin kendi içinde bağımsız bir haksızlık içermesi nedeniyle, ayrı ve bağımsız suçlar oluşturduğunu kabul etme eğilimindedir. Bu yaklaşıma göre, her bir satış fiili için ayrı bir TCK m. 188 suçu oluşur ve cezalar gerçek içtima (toplama) kurallarına göre belirlenir. Bu uygulamanın temelinde, her bir satış eylemiyle yeni bir tehlikenin yaratıldığı ve mağdurun (alıcının) her olayda farklı bir kişi olduğu, bu nedenle TCK m. 43/1'in ilk cümlesindeki 'bir kişiye karşı' şartının gerçekleşmediği düşüncesi yatmaktadır. 'Mağduru belli olmayan suç' ifadesi ise daha çok sahtecilik gibi suçlar için düşünülmüştür. Dolayısıyla, mevcut Yargıtay uygulaması, uyuşturucu ticaretinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına genellikle sıcak bakmamakta ve gerçek içtima kurallarını uygulamaktadır.