Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2010/10413 sayılı kararında, sanığın inşaatında koruyucu güvenlik önlemleri almaması ile ölen kişinin ölümü arasında 'uygun illiyet bağı' bulunmadığına hükmedilmiştir. Bu karardaki 'uygun illiyet bağı' kavramının ceza hukuku sorumluluğundaki rolünü ve mahkemenin bu sonuca nasıl ulaştığını analiz ediniz.
'Uygun illiyet bağı' (adequate causation), ceza hukukunda sorumluluğun isnat edilebilmesi için, failin hareketi ile ortaya çıkan netice arasında mantıksal nedenselliğin ötesinde, hayatın olağan akışına ve genel yaşam tecrübelerine göre öngörülebilir ve beklenebilir bir ilişkinin bulunması gerektiğini ifade eden bir teoridir. Yargıtay bu kararda, sanığın önlem almaması (neden) ile ölüm (netice) arasında mantıksal bir bağ olsa da, bunun hukuken 'uygun' bir bağ olmadığına karar vermiştir. Kısmi felçli birinin kendi iradesiyle inşaata girip 4. kattan bakarken düşmesi, sanığın ihmalinin tipik ve öngörülebilir bir sonucu olarak görülmemiştir. Sanığın eylemi, genel bir tehlike yaratmıştır (TCK m. 176), ancak ölüm neticesini doğrudan ve 'uygun' bir şekilde doğurmamıştır. Bu nedenle sorumluluk, neticeli suçtan değil, tehlike suçundan kurulmuştur.