TCK m. 284'te düzenlenen 'tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme' suçu, belirli kişiler tarafından işlendiğinde bir 'şahsi cezasızlık sebebi' öngörmektedir. Bu cezasızlık sebebi hangi akrabalık ilişkileri için geçerlidir? Bir avukatın, hakkında yakalama kararı olan müvekkilinin yerini bildirmemesi bu suçu oluşturur mu? Yargıtay kararı ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #208454

TCK m. 284/4'e göre, bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi halinde faile ceza verilmez. Bu durum, kanun koyucunun aile bağlarına atfettiği önem ve kişiyi ahlaki bir ikilemde bırakmamak amacından kaynaklanan bir 'şahsi cezasızlık sebebidir'. Bir avukatın, hakkında yakalama kararı olan müvekkilinin yerini bildirmemesi durumu ise daha karmaşıktır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2009/19013 E., 2011/21017 K. sayılı kararında bu durum tartışılmıştır. Karara göre, avukatın Avukatlık Kanunu m. 36'dan kaynaklanan 'sır saklama yükümlülüğü' ve AİHS m. 6 ile Anayasa m. 36'daki savunma hakkı gereğince, müvekkilinin yerini bildirmemesi TCK m. 24/1 anlamında 'kanunun hükmünü (görevini) yerine getirme' kapsamında bir hukuka uygunluk nedeni olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle, avukatın sır saklama yükümlülüğü çerçevesinde kalan bu eylemi TCK m. 284'teki suçu oluşturmaz. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-284-tutuklu-hukumlu-veya-suc-delillerini-bildirmeme-sucu.html)