Uyuşturucu madde ticareti (TCK m. 188) ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (TCK m. 191) suçları arasındaki ayrımı yaparken Yargıtay'ın dikkate aldığı temel kriterleri açıklayınız. Özellikle 'bulundurulan maddenin miktarı' kriteri tek başına belirleyici midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #208451

Yargıtay, bu iki suçun ayrımında bütüncül bir değerlendirme yapar ve çeşitli kriterleri birlikte ele alır. Temel kriterler şunlardır: 1) Failin Davranışları: Failin uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etme yönünde bir davranış içinde olup olmadığı (pazarlık yapma, müşteri arama vb.). 2) Bulundurma Yeri ve Biçimi: Maddenin kolayca ulaşılabilecek kişisel bir yerde mi (ev, işyeri) yoksa gizlenmiş, depolanmış bir yerde mi (mağara, depo) tutulduğu. Ayrıca, maddenin satışa hazır, küçük ve özenli paketçikler halinde olması, yanında hassas terazi veya paketleme malzemesi bulunması ticarete işaret eder. 3) Maddenin Çeşit ve Miktarı: Tek bir türden ziyade, farklı etkileri olan birden fazla çeşit uyuşturucunun (örneğin eroin ve esrar) bir arada bulunması ticareti düşündürür. Bulundurulan miktar kriteri önemli olmakla birlikte tek başına belirleyici değildir. Kişisel kullanım sınırının (örneğin, Adli Tıp Kurumu'nun esrar için belirttiği yıllık kullanım miktarı) üzerinde bir miktar, güçlü bir karine oluştursa da, diğer kriterlerle (satışa yönelik davranış olmaması gibi) çürütülebilir. Mahkeme, tüm bu kriterleri bir arada değerlendirerek failin kastının satmak mı yoksa kişisel kullanım mı olduğuna karar verir. (Yargıtay CGK, 15.06.2004, 107-136 K.) (Kaynak: or.av.tr/uyusturucu-madde-ticareti-sucu-ve-cezasi/)