Bir boşanma davasında, davacı kadının sadece aylık 970 TL emekli maaşının olması ve kira ödemediği bir evde oturması, onun yoksulluk nafakası almasına engel midir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/546 K. sayılı kararındaki olaya göre, bu durum tek başına değerlendirilmez. Direnme kararında yerel mahkeme, bu gelirin 'yoksulluk sınırının altında kaldığı' ve davacıyı yoksulluktan kurtarmayacağı gerekçesiyle nafakaya hükmetmiştir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Özel Daire'nin bozma kararını benimseyerek, bu durumu değerlendirirken sadece davacının gelirine değil, aynı zamanda davalı erkeğin gelirine (980 TL emekli maaşı + 2.500 TL işyeri geliri) de bakmış ve 'tarafların gelir durumlarının birbirine denk olduğu' sonucuna varmıştır. Karar, yoksulluğun nispi bir kavram olduğunu ve tarafların mali durumlarının karşılaştırılarak, boşanmanın bir tarafı diğerine oranla orantısız bir yoksulluğa itip itmediğine bakılması gerektiğini göstermektedir. Bu olayda, gelirler denk görüldüğü için nafaka talebi reddedilmiştir.