TCK m. 272'de düzenlenen yalan tanıklık suçunun oluşabilmesi için, tanığın beyanının yargılamanın sonucunu etkilemesi veya bir zarara yol açması şart mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #207124

Hayır, şart değildir. Yalan tanıklık suçu, bir 'sırf hareket' ve 'soyut tehlike' suçudur. Suçun oluşması için, tanığın, dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde, gerçeğe aykırı olarak ve bilerek yalan beyanda bulunması veya gerçeği saklaması yeterlidir. Bu yalan beyanın, davanın sonucunu etkileyip etkilemediği, birinin haksız yere ceza almasına veya beraat etmesine yol açıp açmadığı, suçun temel şeklinin oluşması için önemli değildir. Ancak, eğer yalan tanıklık sonucunda bir kişi hakkında mahkumiyet veya beraat gibi bir karar verilirse, bu durum TCK m. 272'nin sonraki fıkralarında suçun 'nitelikli hali' olarak düzenlenmiştir ve daha ağır bir cezayı gerektirir.