Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2013/12918 K. sayılı kararında, tapuda paylı olan bir taşınmazın, paydaşlar arasında fiilen taksim edilip üzerlerine yapılar yapılmasının, hangi hukuki ilke gereğince korunması gerektiği belirtilmiştir?
Kararda, bu durumun iki temel hukuki ilke gereğince korunması gerektiği belirtilmiştir: 1) Ahde Vefa İlkesi: Paydaşlar arasında (yazılı veya sözlü) bir anlaşma veya uzun süreli fiili kullanımla oluşmuş bir muvafakat vardır. Bu anlaşmaya sadık kalınması gerekir. 2) Dürüstlük Kuralı (TMK m. 2): Yıllarca süren fiili taksime ve üzerindeki yapılaşmaya sessiz kalan bir paydaşın, daha sonra bu durumu yok sayarak ortaklığın giderilmesi veya elatmanın önlenmesi davası açması, hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilir. Yargıtay, bu fiili durumun, tapuda resmi bir taksim yapılana veya bir imar uygulaması olana kadar korunmasının, toplum düzeni ve barışının bozulmaması için gerekli olduğunu vurgulamaktadır.