Ceza Muhakemesi Hukukunda, 'basit yargılama usulü' ile 'seri muhakeme usulü' arasındaki temel fark, şüphelinin/sanığın iradesinin rolü açısından nasıldır?
İki usul arasındaki temel fark şüphelinin rızasının niteliği ve zamanlamasıdır. 1) Seri Muhakeme Usulü (CMK m. 250): Bu usul, tamamen şüphelinin 'açık kabulüne' dayanır. Şüpheli, müdafii huzurunda savcının belirlediği yaptırımı ve usulü kabul etmezse, bu yola gidilemez. Rıza, sürecin en başında ve esası hakkında bir ön koşuldur. 2) Basit Yargılama Usulü (CMK m. 251): Bu usulün uygulanması için sanığın rızası aranmaz; hakim takdir ederek re'sen uygular. Sanığın iradesi, bu usule göre duruşmasız verilen hükme karşı 'itiraz' etme aşamasında ortaya çıkar. Sanık hükme itiraz ederse, mahkeme duruşma açmak zorunda kalır ve yargılama genel hükümlere göre yapılır. Yani birinde rıza baştan, diğerinde ise hükümden sonra itiraz hakkı olarak kendini gösterir.