Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 14/05/2019 tarihli, 2017/21882 E. sayılı kararında atıf yapılan, bir işçinin uzun yıllar boyunca hiç yıllık izin kullanmamasının 'hayatın olağan akışına aykırı' bulunması, yıllık izin ücreti alacağı davasında ispat yükü açısından ne gibi sonuçlar doğurabilir?
Bu durum, ispat yükü ve hakimin takdiri açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Kural olarak yıllık izinlerin kullandırıldığını ispat yükü işverene aittir. Ancak Yargıtay, bir işçinin 15-20 yıl gibi çok uzun süreler boyunca hiç izin kullanmadan çalışmasının hayatın olağan akışına ve insan doğasına aykırı olduğunu kabul etmektedir. Bu durumda mahkeme, davacının iddiasını şüpheli bulabilir. HMK m. 31 uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, mahkeme davacı işçiden bu durum hakkında daha detaylı ve samimi bir açıklama isteyebilir. İşçinin beyanları ve dosyadaki diğer deliller tatmin edici bulunmazsa, mahkeme takdir hakkını kullanarak talep edilen izin ücreti alacağının tamamı yerine, hayatın olağan akışına uygun kabul edilebilecek makul bir kısmına hükmedebilir veya ispat yükünün yer değiştirdiği sonucuna vararak davanın reddine karar verebilir. Bu, iddianın inandırıcılığının sorgulanması anlamına gelir.