Yargıtay içtihatlarına göre, zina (TMK m. 161) suçunun sübutu için ceza hukukundaki anlamıyla 'tamamlanmış bir cinsel birleşmenin' kesin olarak ispatı zorunlu mudur? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #206983

Hayır, zorunlu değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 1976 tarihli bir kararında (5323/6399 E.K.) belirtildiği gibi, boşanma davasında ceza hukuku anlamında tamamlanmış bir zinanın varlığının kanıtlanması amaçlanmamaktadır. Zina fiilinin gizli kalması doğal olduğundan, tam bir görgüye dayalı ispatı nadirdir. Bu nedenle Yargıtay, zinanın varlığının 'bazı ipuçları, tavır ve davranışlardan çıkarılacak karinelerle' kabul edilebileceğini belirtmektedir. Örneğin, bir kadın veya erkeğin, eşi dışındaki bir karşı cinsle otelde aynı odada kalması, geceyi birlikte geçirmesi gibi durumlar, cinsel birleşme anı görülmese dahi, zinanın varlığına dair 'güçlü karine' olarak kabul edilir ve zinanın ispatı için yeterli sayılır (Y2.HD, 2012/16833 E., 2013/17864 K.).