'İpoteğe Dayalı Menkul Kıymet' (İDMK) ile 'İpotek Teminatlı Menkul Kıymet' (İTMK) arasındaki temel yapısal fark, teminat havuzunun bilanço içindeki konumu ve riskin kime ait olduğu açısından nasıldır?
İki menkul kıymet arasındaki temel fark, menkul kıymetleştirme sisteminden kaynaklanır: 1) İpoteğe Dayalı Menkul Kıymet (İDMK): Bu sistem 'bilanço dışı' (off-balance sheet) bir yapıya sahiptir. Kaynak kuruluş (örn. banka), ipotekli alacaklarını bir 'Konut Finansmanı Fonu' veya 'İpotek Finansmanı Kuruluşu' gibi özel amaçlı bir kuruma devreder. Menkul kıymeti bu özel amaçlı kurum ihraç eder. Bu nedenle, alacak havuzu ve riskler (temerrüt, erken ödeme vb.) kaynak kuruluşun bilançosundan çıkar ve doğrudan menkul kıymeti alan yatırımcıya geçer. 2) İpotek Teminatlı Menkul Kıymet (İTMK): Bu sistem 'bilanço içi' (on-balance sheet) bir yapıdadır. İhraççı, kendi alacaklarını teminat göstererek doğrudan kendisi borçlanma senedi (İTMK) ihraç eder. Teminat havuzu, ihraççının bilançosunda kalmaya devam eder. Bu nedenle, temerrüt riski öncelikli olarak ihraççı kurumun üzerindedir. İTMK sahipleri, ihraççının genel bir alacaklısı konumundadır ve teminat havuzu yetmezse ihraççının diğer malvarlığına başvurabilirler.