Boşanma davasında, davacı kadının emekli olması, düzenli bir emekli maaşına ve kendine ait bir taşınmaza sahip olması, TMK m. 175 uyarınca yoksulluk nafakası talep etmesine mutlak bir engel teşkil eder mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/546 K. sayılı kararı bu konuya nasıl bir yaklaşım sergilemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #206924

Hayır, tek başına bu durumlar mutlak bir engel teşkil etmez. Ancak Yargıtay, yoksulluk nafakası takdirinde tarafların ekonomik durumlarının birbiriyle kıyaslanması gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/1893, K. 2019/546 sayılı kararında, davacı kadının emekli olduğu, düzenli ve sürekli bir geliri ile taşınmazının bulunduğu, tarafların gelir durumlarının birbirine denk olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinden söz edilemeyeceği sonucuna varılarak yoksulluk nafakası talebi reddedilmiştir. Karar, 'yoksulluğa düşme' kavramının, sadece gelirin olmaması değil, aynı zamanda evlilik birliği sayesinde sahip olunan refah düzeyinin boşanma sonrası ciddi şekilde düşmesi ve diğer eşin mali gücüyle orantılı bir değerlendirme yapılması gerektiğini göstermektedir (TMK m. 175).