7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun'a göre, disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezaları ile disiplin kurulları tarafından verilen cezalar arasında, itiraz ve yargı yolu açısından ne gibi temel bir fark bulunmaktadır? Bakan ile disiplin kurullarının verdiği cezalara karşı idari itiraz yolunun kapalı olmasının hukuki gerekçesi nedir?
7068 sayılı Kanun'a göre bu iki tür ceza arasında başvuru yolları açısından temel bir fark vardır: 1) Disiplin Amirleri Tarafından Verilen Cezalar: Bu cezalara (uyarma, kınama, aylıktan kesme) karşı, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde bir üst disiplin amirine 'itiraz' edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Ancak bu kesin karara karşı da idari yargıda 'iptal davası' açılabilir. 2) Disiplin Kurulları Tarafından Verilen Cezalar: Bu cezalar (kısa ve uzun süreli durdurma, meslekten çıkarma, Devlet memurluğundan çıkarma) daha ağır nitelikte olduğu için kurullar tarafından verilir. Kanunun 30/5. maddesi uyarınca, bu kararlara karşı idari itiraz yolu kapalıdır. Bu kararlara karşı doğrudan, kararın kesinleşip tebliğ edilmesinden itibaren 60 gün içinde idari yargıda 'iptal davası' açılması gerekir. Bakan ile disiplin kurullarının verdiği cezalara karşı idari itiraz yolunun kapalı olmasının hukuki gerekçesi, bu kararların zaten bir kurul tarafından detaylı bir soruşturma ve müzakere sonucunda alınmış, daha yüksek bir makam (vali, bakan) tarafından onaylanmış ve idari hiyerarşi içinde nihai nitelik taşıyan kararlar olmasıdır. Kanun koyucu, bu nitelikteki kararlar için tekrar bir idari itiraz mekanizması öngörmeyerek, doğrudan yargısal denetim yolunu açmayı tercih etmiştir. (İlgili Mevzuat: 7068 sayılı Kanun m. 30)