Savcılığa yapılan bir şikayet dilekçesi sonrası başlayan soruşturma sürecinde, Cumhuriyet savcısının 'yeterli şüphe'ye ulaşması halinde atacağı adım ile 'yeterli şüphe'ye ulaşamaması halinde vereceği karar arasındaki fark nedir? Bu kararlara karşı başvurulabilecek hukuki yollar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #206912

Savcılık soruşturması sonucunda toplanan delillerin değerlendirilmesine göre iki temel karar verilir: 1) Yeterli Şüpheye Ulaşılması: Cumhuriyet savcısı, toplanan delillerin şüpheli hakkında bir ceza davası açılmasını gerektirecek düzeyde 'yeterli şüphe' oluşturduğu kanaatine varırsa, bir 'iddianame' düzenleyerek görevli ceza mahkemesinde kamu davası açar (CMK m. 170). Bu iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle kovuşturma evresi başlar. 2) Yeterli Şüpheye Ulaşamama: Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği veya kovuşturma olanağının bulunmadığı (örn: zamanaşımı, şikayet yokluğu) kanaatine varırsa, 'kovuşturmaya yer olmadığına dair karar' (KYOK veya takipsizlik kararı) verir (CMK m. 172). Bu kararlara karşı başvurulabilecek yollar da farklıdır: - İddianameye karşı şüphelinin doğrudan bir itiraz hakkı yoktur. Mahkeme, iddianameyi 15 gün içinde inceleyerek kabul veya iade kararı verir. İade kararına savcı itiraz edebilir. - Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı ise, suçtan zarar gören (müşteki), kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde, o yerdeki Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz edebilir (CMK m. 173). Sulh Ceza Hakimliği'nin itiraz üzerine verdiği karar kesindir.