Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesinde sayılan nispi ret nedenlerinden biri olan 'kötü niyetle yapılan marka başvuruları' ne anlama gelmektedir? Metinde verilen tanım ve örneklerden yola çıkarak, bir başvurunun 'kötü niyetli' olarak değerlendirilmesi için hangi unsurların varlığı aranır?
SMK m. 6/9'da düzenlenen 'kötü niyetle yapılan marka başvuruları', marka tescil sisteminin amacına aykırı şekilde, başkasına ait bir işaretten haksız yarar sağlamak veya ona zarar vermek amacıyla yapılan başvurulardır. Metindeki tanım ve Yargıtay uygulamalarına göre bir başvurunun kötü niyetli sayılması için şu unsurların varlığı aranır: 1) Bilgi Unsuru: Başvuru sahibinin, tescilini istediği işaretin, yurtiçinde veya yurtdışında bir başkası tarafından kullanıldığını ve/veya tescil edildiğini bilmesi ya da bilebilecek durumda olması. 2) Amaç Unsuru (Haksız Niyet): Başvurunun, markayı fiilen kullanmak yerine, şu amaçlardan biriyle yapılması: a) Başkasının markasıyla benzerlik (iltibas) yaratarak onun tanınırlığından haksız yere faydalanmak. b) Gerçek hak sahibinin markasını tescil ettirmesine engel olmak (engelleyici marka). c) Markayı pazarlık konusu yapmak, şantaj unsuru olarak kullanmak veya yüksek bedelle gerçek hak sahibine satmak. d) Markayı kullanmayıp sadece yedeklemek, piyasada bir alanı kapatmak. Bu unsurlar bir arada değerlendirildiğinde, başvuru sahibinin amacının dürüst bir ticari faaliyette bulunmak değil, başkasının emeğinden haksız çıkar sağlamak olduğu sonucuna varılırsa başvuru kötü niyetli kabul edilir ve itiraz üzerine reddedilir. (İlgili Mevzuat: SMK m. 6/9)