Danıştay 12. Dairesi'nin 2007/772 sayılı kararında, bir memura Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi işleminde, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı nasıl tespit edilmiştir? Disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarih ile cezanın verildiği tarih arasındaki sürenin, 657 sayılı DMK m. 127'deki hangi zamanaşımı kuralına takıldığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #206901

Kararda, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespiti, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinin son fıkrasına dayanılarak yapılmıştır. Bu fıkra, 'Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar' hükmünü amirdir. Bu, fiilin öğrenilmesinden bağımsız, mutlak bir zamanaşımı süresidir. Somut olayda, davacının disiplin cezasına konu olan 'piyasaya sahte dolar sürme' suçunu işlediği tarih Ağustos 2000'dir. 657 sayılı Kanun'un 127. maddesine göre, bu tarihten itibaren en geç iki yıl içinde, yani Ağustos 2002'ye kadar, hakkında disiplin cezasının verilmesi gerekiyordu. Ancak, idare (Ankara Büyükşehir Belediyesi Yüksek Disiplin Kurulu) disiplin cezasını 31.07.2003 tarihinde vermiştir. Fiilin işlendiği tarih ile cezanın verildiği tarih arasında iki yıldan fazla bir süre geçtiği için, idarenin ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır. Bu nedenle Danıştay, verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. (İlgili Mevzuat: 657 sayılı DMK m. 127, m. 134; İlgili Karar: Danıştay 12. D. E:2004/4330, K:2007/772)