Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2019/6303 sayılı kararında, görevsiz askeri mahkeme tarafından yapılan tüm kovuşturma işlemlerinin (istinabe ile sorgu dahil) CMK m. 7 uyarınca hükümsüz sayılmasının temel gerekçesi nedir? Bu kararda, 'sanığın adli yargılanma hakkının zedelenmemesi' vurgusu, AİHS m. 6 ile nasıl bir bağlantı kurmaktadır?
Kararın temel gerekçesi, CMK m. 7'de yer alan 'Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür' şeklindeki amir hükümdür. Görevsiz mahkemenin yaptığı işlemlerin (tanık dinleme, sorgu yapma vb.) yenilenmesi mümkün olduğundan, bu işlemlerin tamamı geçersiz kabul edilmiştir. Ayrıca, sanığın yargılandığı suçun cezasının üst sınırı nedeniyle CMK m. 196/2'ye göre istinabe (naip hakim aracılığıyla) yoluyla sorguya çekilmesi de mümkün değildir. Bu usuli aykırılıklar birleşince, görevli mahkemenin tüm bu işlemleri baştan yapması gerektiği sonucuna varılmıştır. 'Sanığın adli yargılanma hakkının zedelenmemesi' vurgusu, doğrudan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinde düzenlenen 'adil yargılanma hakkı' ile bağlantılıdır. Özellikle 'kanuni, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkı', görevli mahkeme ilkesinin temelini oluşturur. Görevsiz bir mahkemenin yaptığı ve geçerli sayılan işlemlerle yargılamanın sürdürülmesi, sanığın kanuni hakim güvencesini ve dolayısıyla adil yargılanma hakkını ihlal eder. (İlgili Mevzuat: CMK m. 7, m. 196/2; İlgili Karar: Yargıtay 6. CD E: 2018/778, K: 2019/6303)