HMK m. 398/8'e göre hangi hallerde 'dava ve bütün sonuçlarıyla beraber ceza düşer'? Bu düzenlemenin amacı, tedbirin cezalandırıcı niteliğinden ziyade, ihlal edilen durumun eski haline getirilmesini teşvik etmek midir? Şikayetten vazgeçmenin ceza davasını düşürmesi, bu suçun şikayete bağlı bir suç olduğu anlamına gelir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #206888

HMK m. 398/8'e göre üç halde dava ve ceza düşer: 1) Tedbir kararına aykırı davranışın sona ermesi. 2) Tedbir kararının gereğinin yerine getirilmesi. 3) Şikayetten vazgeçilmesi. Bu düzenlemenin temel amacı, muhalefet eden kişiyi cezalandırmaktan çok, mahkeme kararının etkinliğini sağlamak ve ihlal edilen durumu ortadan kaldırmaktır. Kişi, tedbirin gereğini yerine getirdiğinde, yaptırımın amacı hasıl olduğundan ceza da ortadan kalkmaktadır. Bu durum, cezanın cezalandırıcı değil, zorlayıcı (tazyik) niteliğini açıkça ortaya koyar. Şikayetten vazgeçmenin davayı düşürmesi, bu suçun teknik anlamda 'şikayete bağlı bir suç' olduğu anlamına gelmez. Şikayete bağlı suçlarda şikayet, soruşturmanın başlaması için bir 'dava şartı'dır. Oysa tedbire muhalefette, şikayet dava açıldıktan sonra da geri alınabilir ve bu, cezanın düşmesi için bir nedendir. Şikayet, burada muhakeme şartı olmaktan ziyade, kişiye tanınmış bir hak olarak, cezanın infazını engelleyen bir 'şahsi cezasızlık' veya 'cezayı ortadan kaldıran şahsi sebep' niteliğindedir. Soruşturma, şikayet olmasa dahi ihbar üzerine başlayabilir, ancak şikayetçi şikayetinden vazgeçerse dava düşer. (İlgili Mevzuat: HMK m. 398/8)