Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2019/8633 sayılı kararında tanımlandığı şekliyle 'özel hayat' kavramının kapsamı nedir? Kamuya açık alanda bulunmanın, o alandaki her türlü görüntü ve sesin kaydedilmesine rıza gösterildiği anlamına gelip gelmediğini, 'kalabalığın içinde dikkat çekmezlik' prensibi çerçevesinde tartışınız.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında 'özel hayat', sadece kişinin dört duvar arasındaki mahrem yaşantısı olarak değil, daha geniş bir çerçevede tanımlanmıştır. Buna göre özel hayat; 'herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını' içerir. Karar, kamuya açık alanda bulunmanın, bu alandaki her türlü faaliyetin izlenmesine, dinlenmesine ve kaydedilmesine rıza gösterildiği anlamına gelmediğini vurgular. Burada 'kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik' prensibi devreye girer. Kişi, kamusal alanda olsa bile, başkalarınca özel olarak hedef alınıp sürekli denetim ve gözetim altına alınmayı, kiminle, ne zaman, nerede, ne konuştuğunun tespit edilmesini beklememektedir. Bu tür sürekli bir gözetimle elde edilen bilgiler, kişinin özel yaşam alanına girer ve izinsiz kaydedilmesi TCK m. 134 kapsamındaki suçu oluşturur. Ancak süreklilik içermeyen, anlık ve kişinin özel yaşam alanına dahil olmayan genel görüntüler bu kapsamda değerlendirilmeyebilir. (İlgili Karar: Yargıtay 12. CD E: 2019/4369, K: 2019/8633)