'Fiili taksim' kavramını, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazın paydaşları arasındaki hukuki ve eylemsel durumu açısından tanımlayınız. Fiili taksimin Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenmemiş olmasına rağmen Yargıtay içtihatlarıyla hukuk sistemine girmesinin altında yatan sosyo-ekonomik nedenler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #206881

Fiili taksim, tapuda paylı mülkiyet olarak kayıtlı bir taşınmazın, paydaşlar arasında resmi bir ifraz (ayırma) işlemi yapılmaksızın, fiilen ve eylemli olarak bölüşülerek her paydaşın belirli bir kısmı münhasıran kullanması ve bu kullanım durumunun diğer paydaşlar tarafından benimsenmesi halidir. Hukuki olarak taşınmaz tek bir parsel olsa da, eylemsel olarak paydaşlar arasında bağımsız bölümler oluşmuştur. Fiili taksim TMK'da düzenlenmemiştir. Ancak Yargıtay içtihatları ile hukuk sistemimize girmiştir. Bunun altında yatan sosyo-ekonomik nedenler metinde de belirtildiği üzere şunlardır: - Kırsal kesimden kentlere yoğun göç ve hızlı nüfus artışı. - Büyük mesken ve işyeri ihtiyacı karşısında plansız ve hızlı yapılaşma. - Paylı taşınmazların tapuda resmi ifrazının maliyetli ve bürokratik olması nedeniyle, paydaşların pratik çözümler araması. - Paydaşların, haricen veya fiilen yaptıkları taksime uzun süre rıza göstererek, oluşan fiili duruma hukuki bir sonuç bağlanması gerekliliği (ahde vefa, dürüstlük kuralı). Bu nedenlerle Yargıtay, toplumsal bir gerçeklik olan fiili taksimi görmezden gelmemiş ve belirli hukuki sonuçlar bağlamıştır. (İlgili Karar: Yargıtay 1. HD E. 2013/7525, K. 2013/12918)