Hakkında çağrı kağıdı tebliğ edilen bir hükümlünün, 10 gün içinde ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat etmesinin, cezasını infaz edeceği kurumun türü (açık/kapalı cezaevi) üzerindeki etkisi nedir? Bu 10 günlük süreye uymamanın hukuki sonuçlarını açıklayınız.
Çağrı kağıdını tebliğ aldıktan sonra 10 gün içinde müracaat etmek, hükümlüye önemli bir avantaj sağlar. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 5. maddesi gereğince, kasten işlenen suçlarda 3 yıl veya taksirle işlenen suçlarda 5 yıl ve altı hapis cezası alan hükümlüler, çağrıya uyarak süresinde teslim olurlarsa, cezalarını doğrudan açık ceza infaz kurumunda çekmeye başlarlar. Kapalı cezaevine hiç girmemiş olurlar. Bu 10 günlük süreye uymamanın hukuki sonuçları ise şunlardır: 1) Hakkında Yakalama Emri Çıkarılır: Süresinde teslim olmayan hükümlü için Cumhuriyet savcılığı tarafından yakalama emri düzenlenir. 2) Açık Cezaevine Ayrılma Hakkını Kaybedebilir: Yakalama emriyle yakalanan hükümlü, doğrudan açık cezaevine gönderilmez; öncelikle kapalı cezaevine alınır. Açığa ayrılma koşullarını taşısa bile, bu hakkı kullanabilmek için kapalı cezaevinden yeniden talepte bulunması gerekir ve bu durum süreci uzatır ve zorlaştırır. Dolayısıyla, 10 günlük süreye uymak, hükümlünün infaz rejimini doğrudan etkileyen kritik bir öneme sahiptir. (İlgili Mevzuat: CGTİHK m. 19, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m. 5, m. 9)