Metin yazarı, Yargıtay'ın daire ve üye sayısını artıran kanun teklifi ile 5235 sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kanunu'nun gerekçesi arasında nasıl bir çelişki olduğunu iddia etmektedir? Bu iki düzenlemenin Yargıtay'ın rolü ve işlevi (içtihat mahkemesi vs. temyiz mercii) hakkındaki farklı yaklaşımlarını analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #206875

Metin yazarına göre çelişki şudur: 5235 sayılı Kanun ile Bölge Adliye Mahkemeleri (İstinaf) kurulurken temel amaç, Yargıtay'ın iş yükünü azaltmak, onu bir 'temyiz mercii' olmaktan çıkarıp, sadece önemli hukuki uyuşmazlıklarda yol gösteren bir 'içtihat mahkemesi' haline getirmekti. Bu hedefe paralel olarak, istinaf mahkemeleri faaliyete geçince Yargıtay'ın daire ve üye sayısının zamanla azaltılması bekleniyordu. Ancak, Yargıtay'ın daire ve üye sayısını artıran sonraki kanun düzenlemeleri, bu temel felsefenin tam tersi bir yönde hareket etmektedir. Bu durum, Yargıtay'ın iş yükünü azaltma ve onu bir içtihat mahkemesine dönüştürme hedefinden uzaklaşıldığını, aksine onun bir üçüncü derece mahkeme gibi dosya incelemeye devam etmesinin istendiğini göstermektedir. Dolayısıyla, iki düzenleme Yargıtay'ın rolü ve Türk yargı sistemindeki konumu hakkında birbiriyle çelişen iki farklı vizyonu yansıtmaktadır. (İlgili Metin: sen.av.tr/tr/makale/yargida-degisim-sureci)