Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/1940 sayılı kararında tartışılan temel hukuki sorun nedir? Davalının süresinde yaptığı yetki itirazı ile davacının davadan feragat beyanı karşılaştığında, mahkemenin hangisini öncelikle ele alması gerekir? HGK'nın bu konudaki kararının 'usul ekonomisi' ilkesi açısından gerekçelerini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #206873

HGK 2018/1940 sayılı kararında tartışılan temel hukuki sorun, bir davada, davalının süresinde ileri sürdüğü yetki ilk itirazı mı, yoksa davacının davadan feragat beyanının mı öncelikle incelenip karara bağlanacağıdır. Hukuk Genel Kurulu, bu durumda mahkemenin yetki itirazını incelemeden, doğrudan 'feragat nedeniyle davanın reddine' karar vermesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu kararın 'usul ekonomisi' (HMK m. 30) ilkesi açısından temel gerekçesi şudur: Feragat, davayı esastan sona erdiren ve kesin hüküm gibi sonuç doğuran (HMK m. 311) bir usul işlemidir. Feragat ile birlikte ortada çözümlenecek bir uyuşmazlık kalmamaktadır. Yetki itirazını inceleyip yetkisizlik kararı vermek, davanın başka bir mahkemede devam etme potansiyelini barındırır. Oysa feragatle zaten sona ermiş bir dava hakkında yetki incelemesi yapmak, gereksiz emek, zaman ve masraf kaybına yol açacaktır. Davacı, davasından vazgeçmişken, onu potansiyel olarak başka bir mahkemede davayı takip etmeye zorlamak, usul ekonomisine ve feragatin davayı sona erdirici niteliğine aykırı olacaktır. (İlgili Mevzuat: HMK m. 30, m. 307, m. 311; İlgili Karar: YHGK E. 2017/2-2206, K. 2018/1940)