Tanığın 'hazır bulunma', 'beyanda bulunma' ve 'yemin etme' şeklindeki üç temel görevi bulunmaktadır. Bu görevlerden herhangi birini yerine getirmeyen tanığa uygulanacak hukuki yaptırımları, ceza muhakemesi (CMK m. 44) ve hukuk muhakemesi (HMK) açısından karşılaştırmalı olarak açıklayınız.
Her iki yargılama usulünde de tanığın görevleri benzer olmakla birlikte, yaptırımlarda farklılıklar vardır: 1) Hazır Bulunma Görevi: Hem HMK hem de CMK'da usulüne uygun çağrılıp mazeretsiz olarak gelmeyen tanık hakkında 'zorla getirme (ihzar)' kararı verilir. Ayrıca, gelmemesinden kaynaklanan giderlere ve disiplin para cezasına çarptırılır. Bu nokta her iki usulde de ortaktır. (İlgili Maddeler: CMK m. 44, HMK m. 245) 2) Beyanda Bulunma ve Yemin Etme Görevi: Hukuk muhakemesinde (HMK), geçerli bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanığa, bu davranışından doğan giderler ve disiplin para cezası verilir. Ayrıca, tanıklık yapıncaya veya yemin edinceye kadar, en fazla iki hafta süreyle 'disiplin hapsi' uygulanabilir (HMK m. 253). Ceza muhakemesinde (CMK) ise durum daha farklıdır. Geçerli bir neden olmaksızın tanıklıktan çekinen tanığa da giderler ve disiplin para cezası verilir (CMK m. 60/1). Ancak, aynı oturumda tekrar dinlenir ve yine çekinirse, bu kez üç ayı geçmemek üzere 'disiplin hapsi' ile tazyik olunabilir (CMK m. 60/2). Görüldüğü gibi, hukuk yargılamasındaki disiplin hapsi süresi daha kısa iken (2 hafta), ceza yargılamasında daha uzundur (3 ay). Bu fark, ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşmanın kamu düzeni açısından taşıdığı daha yüksek önemden kaynaklanmaktadır.