Hakkında HAGB kararı verilen bir kişi, yargılama sürecinde tutuklu kaldığı süreler için CMK m. 141 uyarınca Devletten tazminat talep edebilir mi? Bu durumu, CMK m. 144'te düzenlenen 'tazminat isteyemeyecek kişiler' başlığı altındaki (c) bendi ('...hakkında...davanın düşmesine karar verilen...veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler') ile HAGB'nin hukuki niteliği (CMK m. 231/5: 'kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder') çerçevesinde tartışınız.
Bu konu doktrinde ve uygulamada tartışmalıdır. Aleyhe görüş, CMK m. 144/1-c'ye dayanır. Bu maddeye göre, hakkında 'davanın düşmesine karar verilenler' tazminat isteyemez. HAGB'de denetim süresi sonunda verilen karar, CMK m. 231/10 uyarınca 'davanın düşmesi' kararıdır. Bu nedenle, bu hükmün lafzına sıkı sıkıya bağlı kalındığında, HAGB sonucu düşme kararı alan kişinin tazminat talep edemeyeceği sonucuna varılır. Lehe görüş ise HAGB'nin hukuki niteliğine ve Anayasal haklara odaklanır. CMK m. 231/5, HAGB'nin 'sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını' ifade ettiğini belirtir. Bu durumda, sanık mahkum olmamış, hatta hakkında kesinleşmiş bir hüküm dahi kurulmamıştır. Masumiyet karinesi devam etmektedir. Haksız yere tutuklu kalan bir kişinin, sırf yargılamanın sonunda 'beraat' yerine 'düşme' kararı verildiği için tazminat hakkından mahrum bırakılması, Anayasa ile güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile hak arama özgürlüğüne aykırılık teşkil edebilir. Yargıtay kararlarında da bu konuda farklı yaklaşımlar görülmekle birlikte, hakkın özünü zedeleyecek bu tür dar yorumlardan kaçınılması gerektiği yönünde eğilimler bulunmaktadır. (İlgili Mevzuat: CMK m. 141, m. 144/1-c, m. 231/5, m. 231/10)